Gümüşhane, doğa ile iç içe bir yaşam sürmek isteyenlerin umut verici hikayelerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu hikaye, emekli imam Hasan Şahin'in özverili çalışmalarıyla şekilleniyor. Gümüşhane’nin köylerinden birinde yaşayan Şahin, olmayacak denileni başarıp, kendi imkânlarıyla tam 50 bin ağaç dikmeyi başardı. Bu proje, köy halkı ve çevre dostlarının takdirini toplamakla kalmayıp, bölgenin ekosistemine de büyük katkı sağladı. Ağaç dikme seferberliği, yalnızca doğal hayatı canlandırmakla kalmayıp, gelecek nesillere de yeşil bir miras bırakma hedefini taşıyor.
65 yaşındaki emekli imam Hasan Şahin, doğa sevgisi ve çevre bilincinin yanı sıra, genç nesillere bırakabileceği bir miras yaratmayı da hedefliyor. Ağaçlandırma çalışmaları için belirlediği alanlar, köyün her bir noktasında özenle seçildi. "Doğaya birşeyler katmak her bireyin görevi," diyen Şahin, bu projeyi hayata geçirmede kararlılığını bir an bile kaybetmedi. Yıllarca din hizmeti verdikten sonra köyüne dönen Şahin, bu kez de toplumuna hizmet etme arzusuyla hareket etti. Kendisi için sadece ağaç dikmenin değil, aynı zamanda topluma öncülük etmenin de çok önemli olduğunu söylüyor.
Projenin ilk adımları, ağaç fideleri toplandığında atıldı. İlk etapta, çeşitli meyve ağaçları ve yerel bitki türleri seçildi. Şahin, bu sürecin en önemli aşamasının yerel halkı bilinçlendirmek olduğunu anladı. Tüm köy ile birlikte çalışarak, ağaç dikim etkinlikleri düzenlediklerinde herkesin coşkuyla katılım sağladığı görüldü. "Bu projeye sadece bana değil, tüm köye ait," diyen Hasan Şahin, köylülerin de katkısıyla 50 bin ağacı toprakla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor. Destek verenlerin sayısı gün geçtikçe artarken, Gümüşhaneli hayırseverler ve çevre gönüllüleri de katkıda bulunmak için sıraya girdi.
Emekli imam Hasan Şahin’in hikayesi, yalnızca bir ağaçlandırma projesinin değil, aynı zamanda doğa dostluğunun ve toplumsal duyarlılığın nasıl şekillenebileceğinin en güzel örneklerinden biri. Gümüşhane’deki bu güzel çaba, diğer illere de ilham vererek, toplumların çevre bilinci konusunda daha fazla sorumluluk almasına vesile olabilir. Şahin, doğa ve insanın iç içe geçtiği bu güzellikleri korumak adına bilinçlendirme çalışmalarını da sürdürecek. Ağaçların büyüyüp serpildiği bu topraklarda, yalnızca ağaçların değil, insanların da büyümesini sağlamak için mücadele edecek.
Sonuçta Hasan Şahin, azim ve gayretle yaptığı bu çalışmaların, Türkiye'de ve dünyada benzer projelere öncülük edebileceği inancıyla hareket ediyor. Gümüşhane'de yalnızca doğal bir dönüşüm sağlanmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal bir değişimin kapıları aralanıyor. Bu olağanüstü proje, doğal hayatı korumak için atılan adımların ne denli önemli olduğunun bir simgesi olarak, çevre bilincinin yayılmasında bir örnek teşkil ediyor.